Çocuğunun yalan söylediğini fark eden birçok ebeveyn önce kaygılanır. “Bunu nereden öğrendi?”, “Bize güvenmiyor mu?”, “Karakteri mi böyle olacak?” gibi sorular hızla akla gelir. Oysa çocuklarda yalan söyleme davranışını anlamak için önce çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, duygusal ihtiyacı ve içinde bulunduğu ilişki ortamı birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuklar her zaman yetişkinler gibi bilinçli, planlı ve sonuçlarını hesaplayarak yalan söylemezler. Bazen gerçek ile hayal arasındaki sınır henüz tam oturmamıştır. Bazen cezadan kaçınmak isterler. Bazen anne babayı hayal kırıklığına uğratmaktan korkarlar. Bazen de daha çok görülmek, beğenilmek veya dikkat çekmek isterler.
Çocukların yalan söylemesinin birçok nedeni olabilir:
Bu nedenle yalanı yalnızca “yanlış davranış” olarak görmek çoğu zaman eksik kalır. Bazen yalan, çocuğun baş edemediği bir duygunun üzerini örtme biçimi olabilir.
Küçük yaşlardaki çocukların hayal ürünü anlatımları ile daha büyük yaşlardaki bilinçli saklama davranışları aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Örneğin okul öncesi dönemde çocuk, olmayan bir şeyi olmuş gibi anlatabilir. Bu her zaman kandırma niyeti taşımaz.
Ancak çocuk tekrar tekrar gerçeği gizliyor, başkalarını suçluyor, yaptığı davranışların sorumluluğunu alamıyor ya da yalan günlük yaşamın sürekli bir parçası haline geliyorsa, bu durum daha dikkatli ele alınmalıdır.
Çocuğu yakalayıp utandırmak, sert biçimde suçlamak veya “Sen yalancısın” gibi etiketler kullanmak çoğu zaman işe yaramaz. Hatta çocuk, bir sonraki sefer gerçeği söylemek yerine daha iyi saklamaya çalışabilir.
Daha sağlıklı yaklaşım şudur:
Örneğin “Bana yalan söyledin, artık sana güvenemem” demek yerine, “Burada doğruyu duymak benim için önemli. Kızabilirim ama gerçeği söylediğinde birlikte çözüm bulabiliriz” demek daha onarıcıdır.
Yalan söyleme davranışı sıklaşıyorsa, çocuğun ilişkilerini bozuyorsa, evde ciddi çatışmalara yol açıyorsa veya başka davranış sorunlarıyla birlikte görülüyorsa bir uzmandan destek almak faydalı olabilir.
Çocuklarla yapılan psikolojik danışmanlık çalışmalarında amaç yalnızca davranışı durdurmak değildir. Çocuğun neyi sakladığı, neden saklama ihtiyacı duyduğu, hangi duyguyla baş edemediği ve aile içindeki ilişki dinamikleri birlikte ele alınır.
Çünkü bazen çocuğun söylediği yalan, duyulmamış bir ihtiyacın dili olabilir.
Aralık Psikoloji’de çocuklarla yürütülen çalışmalarda aile görüşmeleri, ebeveyn geri bildirimleri ve gerekli durumlarda okul iş birliği de sürecin önemli parçaları olarak değerlendirilir.