2 dakika okundu
17 May
17May

Öfke çocukluk döneminde en sık karşılaşılan duygulardan biridir. Ancak çoğu zaman çocukların öfkesi yalnızca “problem davranış” olarak görülür ve altında yatan duygular gözden kaçabilir.

Oysa çocuklar birçok duyguyu yetişkinler gibi ifade edemez. Üzüntü, hayal kırıklığı, korku, anlaşılmama hissi ya da yoğun kaygı bazen doğrudan değil; öfke üzerinden ortaya çıkabilir.

Bazı çocuklar kolay öfkelenir, bağırır, vurur ya da eşyaları fırlatır. Bazıları ise daha pasif biçimde içine kapanır, iletişimi keser ya da sürekli itiraz eder. Her çocuğun öfkeyi yaşama ve gösterme biçimi farklı olabilir.

Özellikle çocukluk döneminde duygu düzenleme becerileri henüz gelişim sürecindedir. Bu nedenle çocuklar zorlandıkları durumlarda hissettiklerini yönetmekte güçlük yaşayabilirler.Aile içi gerilimler, okul süreçleri, kardeş ilişkileri, yoğun eleştirilme, sürekli kıyaslanma, anlaşılmadığını hissetme ya da değişim dönemleri çocuklarda öfke davranışlarını artırabilir.

Bu noktada önemli olan yalnızca çocuğun davranışını durdurmaya çalışmak değil; ne yaşadığını anlamaya çalışmaktır. Çünkü bazen çocukların öfkesi bize “kötü çocuk” olduklarını değil, zorlandıklarını anlatır.

Çocuğun duygusunu küçümsemek, korkutmak ya da yalnızca cezaya odaklanmak çoğu zaman öfkeyi azaltmaz; aksine çocuğun kendisini daha yalnız ve anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir.

Çocukların duygularını ifade edebildikleri, anlaşılmış hissettikleri ve güvenli sınırlarla karşılaştıkları ilişkiler; duygu düzenleme süreçlerini olumlu etkileyebilir.

Eğer öfke davranışları uzun süre devam ediyor, çocuğun okul yaşamını, aile ilişkilerini ya da sosyal hayatını belirgin şekilde etkiliyorsa; süreci daha bütüncül değerlendirmek faydalı olabilir.

Aralık Psikoloji’de çocuklarla yürüttüğümüz çalışmalarda; yalnızca görünen davranışa değil, çocuğun duygusal dünyasına, ilişkilerine ve yaşadığı süreçlere birlikte bakmayı önemsiyoruz.

📍 Aralık Psikoloji – Marmaris

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.