Birçok çift tartışmalarını çözmeye çalışırken aslında farkında olmadan başka bir mücadeleye girer: Kim haklı? Kim önce başladı? Kim daha fazla fedakârlık yaptı? Kim daha çok kırıldı? Bir süre sonra konuşmanın amacı birbirini anlamaktan çok kendi haklılığını kanıtlamaya dönüşebilir. Ne var ki ilişkilerde her zaman haklı çıkmak, her zaman yakın kalabilmek anlamına gelmez.
Çoğu çift tartışmaya bir konuyla başlar. Ev işleri...
Para...
Çocuklar...
Aileler...
Zaman ayırma meselesi...Ancak kısa süre içinde tartışmanın konusu değişir. Artık mesele bulaşık değildir. Mesele duyulmamaktır. Anlaşılmamaktır. Değer verilmediğini hissetmektir. Bu nedenle insanlar çoğu zaman tartıştıkları konu için değil, o konunun kendilerinde uyandırdığı duygular için mücadele ederler.
Çünkü haklı olmak bazen yalnızca bir fikir meselesi değildir. Haklı olmak;
anlamına da gelebilir. Bu nedenle kişi yalnızca fikrini savunmaz. Kendisini savunur. Kırgınlığını savunur. İhtiyaçlarını savunur. Ve çoğu zaman karşı taraf da aynı şeyi yapmaktadır.
İlginç olan şudur: Bazı tartışmalarda biri haklı çıkabilir. Ama ilişki yine de kaybedebilir. Çünkü ilişki yalnızca mantıkla değil, duygularla da sürer. Karşı taraf kendisini aşağılanmış, duyulmamış veya değersiz hissettiğinde haklı olmak ilişkinin yarasını kapatmayabilir.
Yakın kalmak her konuda aynı fikirde olmak değildir. Sessiz kalmak da değildir. Fedakârlık yapıp sürekli geri çekilmek hiç değildir. Yakın kalmak; farklılıkların varlığını kabul ederken ilişkiyi koruyabilmektir. Tartışırken bile karşı tarafın insanlığını kaybetmemektir. Kazanmak yerine anlamaya çalışabilmektir.
Tartışmanın hararetli anlarında bazen şu soruyu sormak yardımcı olabilir:" Şu anda haklı çıkmaya mı çalışıyorum, yoksa anlaşılmaya mı?" Bu küçük fark birçok şey değiştirebilir. Çünkü anlaşılmak isteyen bir insan farklı konuşur. Haklı çıkmak isteyen bir insan farklı.
İlişkilerde bazen en büyük çıkmazlardan biri, partneri karşı taraf gibi görmeye başlamaktır. Oysa çiftler aynı takımın oyuncularıdır. Sorun bir tarafta, çözüm diğer tarafta değildir. Çoğu zaman sorun ilişkinin içindedir ve çözüm de yine ilişkinin içinde bulunur. Belki de mutlu ilişkilerin sırrı hiç tartışmamak değil; tartışırken bile birbirini kaybetmemeyi başarabilmektir. Çünkü bazı anlarda haklı olmak ilişkiye iyi gelebilir. Ama anlaşılmak ve yakın kalmak çoğu zaman ilişkiyi büyütür.