3 dakika okundu
07 Jun
07Jun

Bir arkadaşımızın başarısı, sosyal medyada gördüğümüz bir paylaşım, bir meslektaşın kariyeri ya da bir yakınımızın ilişkisi... Bazen farkında olmadan kendimizi başkalarının hayatlarıyla karşılaştırırken buluruz. Çoğu zaman bu kıyaslamalar bize ilham vermekten çok yetersizlik hissi bırakır.“ Ben neden böyle değilim?”“ Ben neden onun kadar başarılı olamadım?” “Benim hayatım neden onunki gibi değil?” soruları zihnimizde dönmeye başlar.

Kıyaslamak İnsan Doğasının Bir Parçasıdır

Kendimizi başkalarıyla karşılaştırmak tamamen anormal bir durum değildir. İnsanlar sosyal varlıklardır. Nerede durduklarını, nasıl olduklarını ve nasıl algılandıklarını anlamaya çalışırlar. Sorun kıyaslamanın varlığı değil, hayatımızın temel değerlendirme ölçütü haline gelmesidir.

Sosyal Medya Neyi Değiştirdi?

Geçmişte insanlar kendilerini daha sınırlı bir çevreyle karşılaştırırken, bugün yüzlerce hatta binlerce kişinin hayatına aynı gün içinde tanıklık ediyoruz. Ancak çoğu zaman insanların:

  • başarılarını,
  • mutlu anlarını,
  • güzel fotoğraflarını,
  • kazançlarını,
  • kutlamalarını

görüyoruz. Hayal kırıklıkları, yalnızlıkları, korkuları ve başarısızlıkları ise çoğunlukla görünmez kalıyor. Sonuç olarak kendi hayatımızın perde arkasını, başkalarının vitriniyle karşılaştırmaya başlıyoruz.

Kıyaslama Neden Bu Kadar Acıtabilir?

Çünkü kıyaslama çoğu zaman yalnızca bugünle ilgili değildir. Bazen çocukluktan itibaren taşınan bazı sorular da bu süreçte yeniden canlanır: "Yeterince iyi miyim?"

"Değerli miyim?"

"Sevilmeye layık mıyım?"

Bu nedenle başkalarının başarısı bazen yalnızca onların başarısı olarak kalmaz. Kişinin kendi değeriyle ilgili eski yaralara da dokunabilir.

Herkesin Yarışı Aynı Değildir

Bir insanın yaşam koşulları, imkânları, geçmiş deneyimleri, kişiliği ve hedefleri başka birinden tamamen farklı olabilir. Buna rağmen kendimizi tek bir başarı ölçüsü üzerinden değerlendirmeye çalışırız. Oysa yaşam bir yarış pisti değildir. Herkes aynı noktadan başlamaz. Herkes aynı yere gitmez. Herkes aynı şeyi istemez.

Kıyaslamanın Panzehiri Nedir?

Kıyaslamayı tamamen durdurmak mümkün olmayabilir. Ancak dikkati sürekli başkalarına çevirmek yerine zaman zaman şu sorulara dönmek yardımcı olabilir:

  • Benim için gerçekten önemli olan ne?
  • Ben neye değer veriyorum?
  • Geçen yılki halime göre neredeyim?
  • Kendi hayatımın içinde neleri büyüttüm?

Bazen en sağlıklı kıyaslama başkalarıyla değil, kendi geçmişimizle yapılan kıyaslamadır.

Kendilik Değeri Başarıdan Daha Büyüktür

Başarılar gelir ve gider. Koşullar değişir. İnsanların hayatları değişir. Ama kişinin kendisiyle kurduğu ilişki kalır. Bu nedenle gerçek mesele çoğu zaman başkalarından geri kalmak değil, kendi değerimizi sürekli dışarıdaki ölçütlere teslim etmektir. Belki de bazen yapmamız gereken şey daha hızlı koşmak değil, başımızı kaldırıp kendi yolumuza yeniden bakmaktır.

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.